KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/19457 E., 2019/5560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali (TBK 19. maddesine dayalı) davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...'dan, ... Aile Mahkemesinin ... E. 2012/349 K. sayılı ilamı ile boşandığını, davacı müvekkili lehine maddi ve manevi tazminata hükmolunduğunu, ilamın kesinleştiğini, davalı ...'ın muvazaalı şekilde davranarak adına kayıtlı bulunan gayrımenkullerinin tamamını kardeşleri olan diğer iki davalı ... ve ...'a tapuda satış yaparak devrettiğini, ilama konu tazminat alacakları için icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini ancak borçlunun üzerine kayıtlı hiçbir menkul ve gayrımenkul bulunmadığını, tasarrufa konu taşınmazın 05.06.2009 tarihli işleminin hükümsüzlüğünün tespiti ile tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalıar vekili, dava konusu taşınmazın satışının davacının müvekkili davalılara borçlu olduğu bir dönemde yapıldığını, davacının 26.06.2008 tarihinde tamamı davalılar Hakan ve ...'a ait olan ortak hesaptan 239.391,90 Amerikan dolarını hesap sözleşmesine, yasalara ve mahkemenin tedbir kararına aykırı olarak elden çekerek mali sistem dışına çıkardığını, ortak hesaptan davacı tarafça çekilen para nedeniyle davalı ...'ın diğer davalı ...'a bir şekilde borçlu duruma düştüğünü, davalı ...
Arısan'ın davacının sebebiyet verdiği maddi çıkmaz nedeniyle dava konusu taşınmazları bu şekilde satış yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle satış işleminde muvazaa olduğunun düşünülemeyeceğini beyanla, açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın bedel karşılığı devredildiği ispatlanamadığından davalı ...'ın taşınmazı devretmekteki amacının mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatı ödememek olduğunu, mallarını kardeşlerine devretmek suretiyle kaçırmaya çalıştığını bu şekli ile tapuda yapılan işlemin muvazaalı olduğunun kabulü ile tapu iptal yönünde işlem yapmaksızın tasarrufun davacı yönünden iptaline ve davacıya bu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi verilmesine dair karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/19457, K. 2019/5560, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama