KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/19524 E., 2017/8852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine duruşmalı dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konus 6 adet taşınmazını diğer davalılara devrettiğini belirterek tasarrufun iptalini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, müvekkilinin muris ...'nın mirascıları olarak yapılan taksime istinaden devirlerin yapıldığını mal kaçırma amaçlarının olmadığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., dava konusu nolu bağımsız bölümü ihtiyaca binaen aldığını belirtmiştir.
Davalı ..., duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu 18 parselin akit tablosunda gösterilen değerinin 10.000,00 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporuna göre ise akit tarihindeki gerçek değerinin 25.982,25 TL olduğunun saptandığından bu parsel yönünden muvazaanın objektif unsurunun ve dinlenen tanık beyanları ile toplanan diğer deliller itibariyle de temlikin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapıldığının sübuta ermesi nedeniyle muvazaanın subjektif unsurunun gerçekleştiği anlaşıldığından bahisle 18 parselle ilgil davanın kabulüne, diğer tüm taşınmazların davalılara miras taksimi suretiyle intikal ettiği borçlu tarafından yapılmış bir devir bulunmayışına göre İİY 277. ve
devamı maddelerinde yazılı iptalle ilgili koşullar gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/19524, K. 2017/8852, 10 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama