KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/19580 E., 2019/8432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı ...'nın davacıların yaya olan murislerine çarparak vefatına neden olduğunu belirterek, her bir davacı için 1.000,00'er TL maddi, 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece her bir davacı için 4.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, T.M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/19580, K. 2019/8432, 24 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama