KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/2230 E., 2016/3850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, davacıların yolcu olarak bulunduğu, davalıya trafik sigortalı otomobilin tek taraflı kaza yapması sonucu davacıların yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde benimsenen gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasında kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğu düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca, dava, sigortacının merkez ya da şubesinin ya da sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yerde de açılabilir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın, davalı ... şirketinin acenteden daha yetkili organı olan ... Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu ... ilinde açıldığı gözetilerek (HGK'nun 30.04.2014 gün ve 2013/17-2099 esas, 2014/572 sayılı ilamı) yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/2230, K. 2016/3850, 28 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama