KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/2410 E., 2017/6671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının, müvekkiline ait otokorkuluklara çarparak hasarladığını, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, belirterek 2.436,39 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, araçla ilgili müvekkili nezdinde ... poliçesi düzenlendiğini, ancak poliçede işleten ve sigortalının dava dışı ... Tekst.San.Tic.Ltd.Şti olduğunu, araçta işleten değişikliği bulunduğunu, kaza tarihinde işletenin ... olduğunu, işleten değişikliğinin müvekkiline bildirilmediğini, Genel Şartların C.4.maddesi gereğince işleten değişikliğinden itibaren 10 gün süresince sorumluluklarının devam ettiğini, kusurun ve zararın kanıtlanması gerektiğini, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile; kaza nedeniyle oluşan 2.436,39 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla davalı ....'den olay tarihi olan 09.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan, Dairemizin 25.12.2014 tarihli, 2014/23245 Esas, 2014/19446 Karar sayılı bozma ilamında; "... davalı ... şirketinin, sigortalısı ile arasındaki iç
ilişkiye dayanan işleten değişikliği savunması zarar gören konumunda bulunan davacı 3.kişiye karşı ileri sürülemeyeceğinden, davalı ...'nin de tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi...” gereğine değinilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/2410, K. 2017/6671, 12 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama