KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/2836 E., 2019/2448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 05.03.2019 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun dava konusu taşınmazını 27.06.2014 tarihinde davalı kardeşi ...'ye devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ..., borcu ödeyecek gücü olduğunu, dava konusu taşınmazı kredi ile satın aldığını, kredi borcunu ödemede zorlanınca kardeşine sattığını belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili, borçlunun borcunu ödeyebilmek için taşınmazı satmak istediğini, satış için fazla süre olmadığından müvekkilinin satın aldığını, mal kaçırma amacının söz konusu olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, davacının, borçlunun mal varlığının borcu karşılamaya yetmediğini ispatlamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı, Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dayanığı borç yargılama devam ederken 03.02.2015 tarihinde ödenmiş ve alacaklının talebi ile icra dosyası işlemden kaldırıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi esabitsiz olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/2836, K. 2019/2448, 5 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama