KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/3090 E., 2018/12659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin 03.03.2011 tarihinde, davalıların işleten ve sürücüsü olduğu araçta yolcu iken, sürücünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada parmağından yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi (işgücü kaybı ve diğer maddi zararlar), 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 10.348,00 TL. olarak talebini ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davalı ... duruşmada, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile, 10.348,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 03/03/2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak
düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına, ayrıca aracın işleteninin, kusursuz sorumluluk ilkelerine göre oluşan zarardan, sürücünün kusuru oranında sorumlu bulunmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili tarafından maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumuna öedenen 500,00 TL ücrete yargılama giderleri arasında yer verilmemesi bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/3090, K. 2018/12659, 24 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama