KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/3358 E., 2018/11939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 02/01/2011 tarihinde, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, olayın oluşumunda davalı ...'ün kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunu, ayrıca davalının 1.44 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini ve aracın içerisinde esrar maddesine rastlanıldığını, bu nedenle toplam 170.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, 02/01/2011 tarihinde müvekkilinin kaza yaptığını ancak müvekkilinin 1.44 promil alkollü olmadığını,müvekkiline ait olmadığını,ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, manevi tazminatın yasalardaki niteliğine aykırı olarak ve haksız zenginleşme olacak miktarda fahiş olan manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, ..., ... ve ... için taktiren 10.000,00 ‘er TL manevi tazminata, davacı ... için taktiren 5.000,00 TL tazminata karar verilerek taktir edilen tazminat bedellerinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sürücü ... ile araç işleteni ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair verilen kararı davalı ... vekili ile davacılar vekili (katılma yoluyla)temyiz etmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/3358, K. 2018/11939, 10 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama