KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/3441 E., 2016/6360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 06.11.2012 tarihinde müvekkil sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı aracın sürücü ... idaresinde iken davalı ...’nin sorumluluğundaki yol ortasında bulunan yüksek gerilim hattının geçtiği direğin aydınlatmasının ve reflektör olmaması nedeniyle çarparak hasarlandığını, Trafik Kazası Tespit Tutanağı göre sürücünün kusurunun olmadığını, müvekkilinin sigortalıya araç hasar bedelini ödediğini sigortalının halefi olarak alacağını tahsili için İzmir 28.İcra Müdürlüğünün 2013/5878 sayılı takibi ile davalı aleyhinde 6.800,00 TL asıl alacak, 312,52 TL işlemiş faiziyle birlikte toplam 7.112,52 TL’lik icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulüne ile ....İcra Dairesinin 2013/5878 Esas sayılı takip dosyasındaki ödeme emrine asıl alacak yönünden 5.025,00 TL, işlemiş faiz yönünden 230,95 TL’lik miktarlara yapmış olduğu itirazın iptaline, bu miktarlar üzerinde takibin devamına, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda 5.255,95 TL maddi tazminata hükmedilmiş, davacının bakiye istemi 1.859,57 TL olup, buna göre açıklanan nedenlerle karar davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları reddedilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/3441, K. 2016/6360, 25 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama