İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/4304 K.2016/7167

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2016/4304Karar2016/7167Tarih13 Haziran 2016Okuma6 dk · 1.239 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2016/4304 E., 2016/7167 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2016
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.239 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

- KARAR -

Davacı vekili, müvekkiline ait yapı, güvenlik elemanları ve eklentilerine davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın verdiği 4.705 TL hasar bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Davalı .... vekili, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, talebin fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, açılan davanın kısmen kabulü ile; 2.341,55 TL tazminatın davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi, diğer davalılar yönünden 20/12/2012 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamada bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK. 50. maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK. 51. maddesi uyarınca ve aynı yasanın 142. maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.

Ancak, aynı yasanın 141. maddesi gereğince, teselsül ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı) bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkemece re'sen onun yararına teselsül kuralı uygulanamaz. Çünkü, hakim HUMK'nun 74. maddesi uyarınca, istek ile bağlı olup istek dışı karar veremez.

(HGK.’nun 23.03.1966 gün, 9/3 Esas ve 80 Karar sayılı. HGK'nun 03.04.1963 gün, 2/93 Esas ve 29 Karar; HGK'nun 24.06.1983 gün, 1981/9-533 Esas ve 1983/724 Karar; HGK'nun 15.05.1996 gün, 1996/21-140 Esas ve 1996/342 Karar sayılı. HGK'nun 21.11.2001 gün, 2001/19-938 Esas, 1047 Karar sayılı ilamları).

Ana kural bu olmakla beraber, dava dilekçesinde açıkça müteselsil sorumluluktan bahsedilmemişse; dava dilekçesindeki sözcüklerden, ileri sürülen olaylardan ve bunların yorumlarından, dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden, davacının dolaylı da olsa müteselsilen ödetme isteği anlaşıldığı takdirde, BK.’nun 18. ve MK.’nun 2. maddeleri göz önünde tutularak (gerçek maksat ve afaki iyiniyet kuralları) davacının müteselsilen talep iradesi kabul edilip sonuca varmak gerekir.( HGK.’nun 23.03.1966 gün, 9/3 Esas ve 80 Karar sayılı; 03.04.1963 gün, 2/93 Esas ve 29 Karar; 24.06.1983 gün, 1981/9-533 Esas ve 1983/724 Karar; 15.05.1996 gün, 1996/21-140 Esas ve 1996/342 Karar sayılı ilamları)

Somut olayda 20.12.2012 tarihli kaza tespit tutanağına göre davalı araç sürücüsü .... yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama kuralını ihlalden asli kusurlu, dava dışı araç sürücüsü ... şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamaktan tali kusurlu, dava dışı diğer araç sürücüleri ... ve Selahattin kusursuz bulunmuştur.

Mahkemece yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi incelemesi sonunda, davalı araç sürücüsü ...'un yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama kuralını ihlalden %60 kusurlu, dava dışı araç sürücüsü ...'un şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak, hızını gerekli şartlara uydurmamaktan %40 kusurlu, dava dışı diğer araç sürücüleri ... ve ....'in kusursuz oldukları belirlenmiştir.

Mahkemece davalıların kusur oranına göre tazminata hükmedilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkiline ait yapı, güvenlik elemanları ve eklentilerine 4.705 TL değerinde hasar verdiğini belirterek, açıkça müteselsilen sözcüğünü kullanmadan, zararın tümünü bu davalılardan talep etmiştir. Bu durumda, davacı (alacaklı) yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, kusur oranına dayandığı ileri sürülemez. O halde mahkemece, davalıların zararın tümünden sorumlu olduğu gözetilerek, bilirkişi raporunda belirlenen gerçek zararın tamamının bu davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur oranına göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13/06/2016 gününde Üye .....'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı vekili, 20.12.2012 tarihinde oluşan trafik kazasında idareye ait yapı ve güvenlik elamanları ile eklentilerine davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'in maliki ve davalı ....'nin trafik sigortacısı olduğu aracın zarar verdiğini ileri sürerek 4.705 TL'nın davalılardan tahsilini istemiştir.

Olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında olayda sürücülerden ...'ın asli, davadışı ... ...'nın tali kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

30.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'ın olayda %60, dava dışı araç sürücüsü ... ...'nın %40 oranında kusurlu olduğu, %60 kusur oranına isabet eden zararın 2.341,55 TL olduğu belirtilmiş, davacı vekili 05.06.2015 tarihli duruşmada rapora bir diyeceğinin olmadığını belirtmiş, mahkemece davalı sürücünün kusur oranına isabet eden 2.341,55 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine (2) nolu bentte belirtilen gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmiş olup bozma ilamına katılamıyorum.

Davalılardan araç maliki ... 2918 sayılı Kanunun 85 ve 86.maddesi, davalı ... 6098 sayılı BK'nun 49.maddesi, diğer davalı ... ise 2918 sayılı KAnunun 91.maddesi gereğince sürücünün kusuruna isabet eden oranda zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.

Müteselsil sorumluluk, Kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.

Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir.

Olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK 61.madde hükmü "birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" şeklindedir.

Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.

Dava dilekçesindeki ifadelerden davacının 818 sayılı BK'nın 61.maddesine göre birlikte sorumlu tutma niyeti anlaşılıyorsa müteselsil sorumluluğa hükmedilmelidir.

Ancak dava dilekçesinde davalı veya davalıların kusurlu olduğunu iddia ederek dava açan davacı sonradan dava dışı kişinin kusuruna isabet eden tazminat miktarının da müteselsil sorumluluk nedeniyle davalıdan tahsilini talep edemez.

Böyle bir talep HMK'nın 319. maddesi gereğince iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmelidir.

Bu husus HGK'nın 24.6.1983 tarih 1981/9-533 Esas 1983/724 Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 50.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK'nun 51.maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 142.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.

Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme resen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz.

Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. Usulün 74.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.

Dava dilekçesinde davalı ..., araç işleteni ... ile diğer davalı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan ...'den zararın tahsili talep edilmiş olup bu kişiler arasındaki müşterek sorumluluğa dahi dayanılmadığından davalıların araç sürücüsünün %60 kusur oranına isabet eden tazminat miktarından sorumlu tutulmasına ilişkin kararın onanması gerekirken tazminatın tamamından sorumlu tutulmalarına ilişkin (2) nolu bentteki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/4304, K. 2016/7167, 13 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. - Karar -
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/4304
Karar No
2016/7167
Tarih
13 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/4304 K.2016/6921
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/4305 K.2016/9589
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/4306 K.2016/12367
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/4306 K.2016/9494
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/4307 K.2016/5671
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/4307 K.2016/9157

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.