KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/4775 E., 2019/383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının ticari aracı ile şehirler arası yolcu taşımacılığı yaptığını, 07.12.2014 tarihinde, davalı idaresindeki aracın müvekkili idaresindeki araca tam kusurlu olarak çarptığını, müvekkilinin aracındaki 14 yolcudan birinin vefat ettiğini, diğerlerinin yaralandığını, bu nedenle mesleğinden soğuduğunu belirterek, çektiği elem ve ıstırap nedeniyle 10.000,00 TL manevi, araç hasar bedelinin sigorta şirketinden tahsil edildiğini, ancak çalışılamayan sürede kazançtan yoksun kalındığını bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, 14.560,00 TL olarak talebini ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 14.560,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
A-Davacı vekili araç hasarının dava dışı sigorta şirketince karşılandığını belirterek, kazanç kaybı talebinde bulunmuştur. Davacının kazada ağır hasarlanan ve trafikten çekilen aracı yerine, emsal nitelikte yeni bir araç alması için geçecek makul süre belirlenip, sonuca göre bu süreye tekabül eden kazanç kaybı bedelinin hesap edilmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve davacının araç mahrumiyeti zararına hükmedilmesi gerekirken, eksik bilirkişi raporuyla saptanan tutarda kazanç kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
B- Davacının kazanç kaybının hesaplanması yönünden ise, davacının ticari defterlerinin getirtilmesi ve yine minübüsün çalıştırılmasından kaynaklı amortisman, yakıt vb. giderler de düşüldükten sonra minübüsün ortalama günlük net gelirinin tespit edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ... Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının bildirdiği miktar üzerinden hesaplama yapılan ve giderlerin düşülmediği bilirkişi raporunun hükme esas alınması da isabetli bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/4775, K. 2019/383, 21 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama