KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/5174 E., 2019/1173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde. 28/07/2013 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki 27 U 6521 plakalı motosikletinin; seyir halindeyken davalı ...'ün sevk ve idaresindeki 27 S 3964 plakalı otobüs ile çarpışması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusursuz olduğunu, davalının tam ve asli kusurlu olduğunu, davalı Fakılı ...
Pazarlama İnşaat Ltd.Şti 27 S 3964 plakalı otobüs maliki olarak müvekkilinin zararından davalı araç sürücüsünün kusuru oranında işleten ve istihdam eden sıfatıyla müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin birçok operasyon geçirmesine rağmen yürüyemediğini, halen kazanın yarattığı sıkıntılarla yaşamaya çalışan müvekkillerinin manen çöküntü içerisine girdiğini beyanla, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle manevi tazminatın takdirinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. maddesindeki (6098 sayılı TBK m. 56) özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Somut olayda, davalıların malik ve sürücüsü oldukları kazalı araç ticari yolcu taşımacılığı yapan otobüs olup davacı vekili dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminatın avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
O halde Mahkemece, temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/5174, K. 2019/1173, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama