KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/5376 E., 2019/1223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 15.08.2008 tarihinde, müvekkilinin öz oğlu olan murisinin sürücüsü olduğu davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı motorsikletle geçirdiği tek taraflı kazada vefat ettiğini, müvekkilinin destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza/temerrüt/dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 23.994,22 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 23.994,22 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, hükümden sonra 17.06.2016 dilekçesi ile davalı tarafla sulh olunduğunu, davanın konusuz kaldığını, vekalet ücreti talepleri olmadığını belirterek davalı şirketin de vekalet ücreti taleplerinin olup olmadığının belirmenmesi ve konusuz kalma nedeniyle karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Bu durumda davacı vekilinin dilekçesinin değerlendirilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/5376, K. 2019/1223, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama