KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/5482 E., 2019/880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalılardan ...'ün, davalı ... adına kayıtlı kamyonetle 09/05/2011 günü davacılar ... ve ...'in ortak çocuğu ...'e karşıya geçerken çarparak, ...'in yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkillerinin oğullarının tedavisiyle uğraştıklarını, bundan dolayı hem maddi hem manevi bakımdan zarar gördüklerini, ...'ın kendisi adına kayıtlı araç ile ticaret yaptığını, davalı ...'ın ise bu aracın şoförü olarak çalıştığını belirterek, 1.000,00 TL maddi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 7.000,00 TL, ... için 7.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalılar aleyhine açılmış olan maddi tazminat davasından feragat edilmesi nedeniyle, maddi tazminat davasının reddine, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 4.000,00'er TL, davacı ... için 6.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den alınarak, adı geçen davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminata ilişkin fazlaya yönelik taleplerinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ...'ın manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davalının temyiz itirazının kabulüyle davacılar için takdir olunan manevi tazminatın kusur ve yaralanma durumu dikkate alındığında bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın sigorta şirketi dışında tüm davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/5482, K. 2019/880, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama