KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/5760 E., 2019/1488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı Belediye vekili, davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı ... idaresindeki, diğer davalıların işleten, malik ve trafik sigortacısı olduğu araç ile davacıların oğlu/kardeşi destek idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı kazada desteğin öldüğünü belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak maddi tazminatın tüm davalılardan, diğer davalılardan da anne baba için ayrı ayrı 50.000,00 TL kardeşler için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... ve diğer davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre; maddi tazminata ilişkin davanın feragat nedeni ile reddine, davacı baba ... için 5.000,00 TL, anne ... için 5.000,00 TL, kardeşlerin her biri için 2.500,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ... Belediye Başkanlığı, Norm Sanayi Ürünleri Ltd.Şti.'nden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı Belediye vekili, davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı Belediye vekili ile davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacılar için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın tüm davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/5760, K. 2019/1488, 14 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama