KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/7099 E., 2019/2089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar ve davalı ...Ş. vekili tarafından yasal süresi içerisinden temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin davalı ...'ın aracında yolcu olduğu esnada meydana gelen kazada vefat ettiğini belirterek, 100 TL destek tazminatı, 100 TL cenaze giderleri ve 25.000'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece Maddi tazminat taleplerinin reddi, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 8.000'er TL'nin davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar ve davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde cenaze giderlerinin de ölüm nedeniyle meydana gelen zararlardan olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle zarar sorumlusu, ölüm halinde yapılan cenaze giderlerinden de sorumludur. Cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar.
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde cenaze giderlerinin de davalılardan tahsilini talep etmesine rağmen, mahkemece bu hususta araştırma yapılmaksızın talebin reddine karar verilmiştir. Cenaze dolayısıyla yapılması zorunlu olan masrafların ilgili Müftülük'ten sorulması suretiyle makul, uygun miktarda cenaze ve defin masrafı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre, harç ve yargılama giderlerinin, davacının taleplerine göre, aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerekmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde manevi tazminat talebini davalı ...'a yöneltmesine ve mahkemece, davalı ... şirketinin manevi tazminattan sorumlu tutulmamasına rağmen, manevi tazminat talebi yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu olması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7099, K. 2019/2089, 26 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama