KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/7136 E., 2018/649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 06.02.2018 Salı günü davacı ve davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARA R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını dava konusu taşınmazını 09.01.2009 tarihinde davalı ...'ye onun da 23.09.2010 tarihinde davalı ...'ya sattığını, bu tasarrufların iptalini istemiştir. Davalılar haksız açılan davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, verilen davanın kabulüne ilişkin ilk kararı dairemizin 14.04.2014 tarih 2012/15346 Esas 2014/5702 karar sayılı bozma ilamında, davanın görülebilmesi için kesin aciz belgesinin ibraz edilmediği, 28.01.2010,15.04.2010 ve 31.01.2012 tarihilerindeki borçlu adresinde yapılan hacizlerden bir sonuç alınmamış ise de borçluya ait taşınmazların bulunduğu ve bu taşınmazlar üzerinde davacı bankanın ikinci sırada haczi bulunduğu gözetilerek,
borçluya ait taşınmazlarını kıymet takdirinin yapılması ve aciz halinin gerçekleşip gerçekleşmediği belirledikten sonra davanın diğer koşullarının araştırılması gereğine değinilmiş, mahkemece bozmaya uyulmuş, bozmadan sonra, davacının kesin sürede aciz belgesini ibraz etmediği gerekçesi ile davanın redddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Bu tür davaların görülebilmesi için diğer genel dava koşullarının yanında borçlunun aciz halinin varlığıda gereklidir. Bozma öncesinde borçlunun adına kayıtlı taşınmazları bulunduğu ve bu taşınmazların kıymet takdirleri yapılmadığından aciz hali sabit olmamıştır.
Dosya içeriğinden bozmadan sonra dava dayanağı ...2.İcra Müdürlüğünün 2010/926 sayılı takip dosyasından bu taşınmazların kıymet takdirlerinin yapıldığı ve icra dosyasına sunulan 15.04.2014 tarihli bilirkişi raporu ile değerlerinin 615.610,00 TL olarak belirlenmiştir.
Bu değerin, 2012 yılı itibari ile 1.443.198,95 TL'ye ulaşan ve haczi ikinci sırada yer alan davacı bankanın dosya borcunu karşılamaya yeterli olmadığı, bu hali borçlunun aciz halinin sabit olduğu anlaşılmaktadır.Bu halde mahkemece esasa girilerek, İİK'nun 278-279 ve 280.maddelere göre iptal koşullarının araştırılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7136, K. 2018/649, 6 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama