KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/7400 E., 2019/2430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacı şirkete sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün seyir halindeyken seyir halinde olan tescilsiz motosiklet ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle araç maliki sigortalısına 3.362,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, tazminat ödemesi yapılırken sovtaj bedeli düşüldüğünü, alacağın tahsili için ... 1. İcra Müdürlüğünün 2014/4175 sayılı dosyası ile takibe başlandığını, ancak davalının itirazı nedeni ile takibin durduğunu belirterek, davalının haksız ve yersiz itirazının iptali ile takiben kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 16/12/2015 tarihli bilirkişi raporunda davacı ... şirketinin sigortalısı ...'ün meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise kusursuz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı ... şirketince sigortalı araç malikine yapılan ödemelere ilişkin rücuen tazminat istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağında, davalı tescilsiz motosiklet sürücüsü ...'un KTK 46/2-A maddesi ve şirket sigortalısı sürücü ...'ün KTK 52 maddesi gereğince kusurlu oldukları belirtilmiştir. Mahkemece; tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla alınan ve hükme dayanak olan bilirkişi raporunda; dosyada tanık ifadeleri bulunmadığından kazanın oluş şekline göre davacı şirket sigortalısının kontrolsüzce sola manevra yapma ve şeridi kapatma şeklinde tamamen ve asli kusurlu davalı sürücü ise kusursuz bulunmuş ve davacı şirket sigortalısının asli kusurlu olması sebebi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kaza tespit tutanağı ve kusura ilişkin bilirkişi raporu arasında kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, hasar dosyası getirtilerek ve dosya kapsamı da gözetilerek Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde, kaza tutanağında belirlenen kusur durumunun da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7400, K. 2019/2430, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama