KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/7625 E., 2016/8106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı ...'nün yol için gerekli bakım ve çalışmaları yapmamasından dolayı gerçekleşen kazada öldüğünü açıklayıp toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusuru kabul etmediklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalının hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davada yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nin 114. maddesinde, yargı yolunun caiz olması dava şartları arasında sayılmış, 115. maddesinde ise mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddedileceği hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca yargı yolunun caiz olmamasından dolayı davanın usulden reddi halinde dosyanın idari yargıya gönderilmesi söz konusu olmayıp, idari yargıda yeniden dava açılacağından davayı vekille takip eden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verildiği halde hükmün 2. bendinde “HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,” 3. bendinde ise “ Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 1,800 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” şeklinde çelişkili vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun(HUMK) 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7625, K. 2016/8106, 22 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama