KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/7793 E., 2019/3730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki asıl ve birleşen davada davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 20.03.2019 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkiline ait akaryakıt istasyonunun davalı şirkete sigortalı olduğunu, müvekkili adına yetkili kılınan... ve ...'ın nakit ödemeli petrol ürünleri alımı için bayisi oldukları şirketin Mersin'deki merkezine doğru özel araçları ile yola çıktıklarını, bu alım için yanlarında toplam 179.000,00 TL nakit para bulunduğunu, 12.09.2009 tarihinde saat 03.40 sularında bir benzin istasyonunun lokantasında mola verdikleri sırada anılan nakit para ve çeşitli eşyaların bulunduğu çantanın otomobilin camının kırılması suretiyle çalındığını,
davalının poliçedeki hırsızlık teminatı dolayısıyla bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, ıslah ile birlikte toplam 179.000,00 TL'nin 30.06.2010 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacıların yetkililerinin olay günü araçta taşıdıkları ve davalı şirketin teminatı kapsamında olan paralarının gerçekten çalındığını somut, inandırıcı, kesin delillerle kanıtlayamadıkları, dosyadaki tüm bulguların hırsızlık olayının senaryo olduğuna delalet ettiği gerekçesi ile kanıtlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7793, K. 2019/3730, 28 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama