KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/8031 E., 2019/2791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 05/05/2009 tarihinde davalının sürücüsü olduğu araçla davacı ...'ün kullanmış olduğu motosiklete çarptığını, kaza neticesinde...'ın hayati tehlikesinin uzun süre devam ettiğini, sol bacağının hemen her kemiğinin kırıldığını ve malul kaldığını, davacı ...'nin de dava tarihinden bir ay öncesine kadar belindeki destek cihaz yardımıyla yatabildiğini, sağ ayağında ve belinde de ciddi kırıkların bulunduğunu ve onun da malul olduğunu, davalının kazada tam kusurlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı... için 15.000,00 TL maddi ve 175.000,00 TL manevi, davacı ... için 20.000,00 TL maddi ve 125.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacılar tarafından maddi tazminat yönünden açılan davanın kabulü ile, davacı ... için 121.576,89 TL'nin 05/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafça yapılan 17.500,00 TL ödemenin olay tarihi olan 05/05/2009 tarihinden ödeme tarihi olan 13/02/2012 tarihine kadar işleyecek yasal faizinin de davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... için 1.339,23 TL'nin 05/05/2009 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
davalı tarafça yapılan 17.500,00 TL ödemenin 05/05/2009 tarihinden ödeme tarihi olan 13/02/2012 tarihine kadar işleyecek yasal faizinin de davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacılar tarafından manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL mânevî tazminatın 05/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar için takdir olunan manevi tazminatın fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/8031, K. 2019/2791, 12 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama