KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/8051 E., 2018/8411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın bir kısım davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine, bir kısım davalılar yönünden ise konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı banka, davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, dava dışı ... Tarım Ürünleri Sanayi Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine ..., ..., ... ve ...'nin müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduklarını, borçlular hakkında ... İcra
Müdürlüğü'nün 2009/723 sayılı takip dosyasında yapılan takibin semeresiz kaldığını, takipten sonra borçluların dava konusu 12 adet taşınmazı diğer davalılara mal kaçırmak ve müvekkiline zarar vermek kastı ile muvazaalı olarak satıldığını belirterek, tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlular ve diğer davalılar vekilleri, satışların gerçek olduğunu, bedellerinin ödendiğini, taşınmazların halen kayden malikler tarafından kullanıldığını, alacaklıya zarar verme kastı bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden feragat nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı banka ile davalılar ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı bankanın, dava konusu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında dosya borçlusu şirket yetkilileri ile yapılan harici protokolle 59.000,00 TL banka alacağı ve icra dosyasından kaynaklanan vekalet ücretini tahsil ettiği, bir kısım davalılarla anlaşılmak suretiyle bu davalılar yönünden davadan feragat edildiği ve karşılıklı olarak yargılama gideri ve vakalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kararı temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ... da dahil olmak üzere bir kısım davalılar yönünden ise; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, kendilerini vekille temsil ettiren davalılar lehine tek maktu (1.500,00 TL) vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Mahkeme gerekçesinde belirtildiği ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davanın ön şartlarından olan aciz vesikasının dosyada mevcut olmadığı, alacaklı bankanın dava dışı borçlu şirket aleyhine iki adet taşınmaz yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiği, davacı banka ile bir kısım davalılar arasında akdedilen harici protokol çerçevesinde davaya konu icra takip dosyasındaki alacağın tahsil edildiği, dolayısıyla aciz halinin bulunmadığı, bu şartlarda yargılamaya devam edilmesi halinde
ön şart yokluğu nedeniyle reddi gerekecek olan davada maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli ise de, dava konusu taşınmaz ve tasarrufların birden fazla olduğu, davalı borçlu ...'un (... murisi) iki farklı taşınmazı ...'a, davalı borçlu ...'ye ait başka bir taşınmazdaki 1/2 hissenin davalı ...'e, yine davalı borçlulardan ...'a ait başka bir taşınmazın davalı ...'ya devredildiği anlaşılmakla, belirtilen her bir tasarruf için ayrı vekalet ücretine hükmedilip davacı bankanın sorumlu olduğu miktarların ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken farklı tasarruflar için tek vekalet ücretinden davacı bankanın sorumlu tutulması doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/8051, K. 2018/8411, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama