KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/8450 E., 2016/6904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu trafik sigortalı davalı sigortalı ....'ye ait aracın sürücü belgesiz davalı ... idaresindeyken tam kusurlu olarak dava dışı araca çarpması sonucu dava dışı araç için 05/11/2012 tarihinde ödenen 5.600,00 TL hasar tazminatının belirsiz alacak davası olarak ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, kendisinin kusurunun bulunmadığını, kendisinin bilgisi dışında aracı oğlunun davalı ...'ye verdiğini, tazminatın davalı ... ve dava dışı ....'a yöneltilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü-kısmen reddi ile; davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, 5.600 TL tazminatın davacının ödeme tarihi olan 05/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu trafik sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar davalı sürücü ... bakımından ceza davasında sanık ...'ın kaza tarihinde yurtdışında olması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi, kararın bağlayıcı olması ve ...'ın sürücü olmaması gerekçeleriyle davanın reddine dair karar verilmiş ise de; davacısigorta şirketinin ancak akidi olan kişiye karşı rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalı sürücü ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususu gözden kaçırılmıştır. Ne var ki, sonuç itibariyle verilen red kararı doğru olup kararın değişik bu gerekçeyle bozmaya uygun onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/8450, K. 2016/6904, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama