KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/8701 E., 2019/3161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davacıların çocuğu ve kardeşi ...'a 04/06/2013 tarihinde sürücülüğünü davalılardan ...'un yaptığı, diğer davalı ...'nın işleteni olduğu, davalı ... şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın çarptığını, ...'ın vefat ettiğini, söz konusu kazada kusur oranının tamamiyle sürücüye ait olduğunu belirterek, maddi ve müvekkillerinden anne ve baba için 5.000,00'er TL, kardeşler için 4.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacılar ... ve ... tarafından davalılar hakkında açılan maddi tazminat davasının feragat sebebiyle reddine, davacı ... ve ... yönünden manevi tazminat davasının kabülüne, 5.000,00'er TL, kardeşler yönünden 4.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına, karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/8701, K. 2019/3161, 18 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama