KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/924 E., 2018/6332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı ...'nin Kadifekale Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün [NUMARA] vergi numaralı mükellefi olduğunu, 17.01.2012 tarihi itibariyle vergi aslı ve gecikme zammı dahil toplam 75.638,08 TL. Vergi borcu bulunduğunun davalılar tarafından bilindiğini, davalı hakkında yapılan araştırmalarda borca yetecek mal varlığına rastlanılamadığını, araştırmalar neticesinde ... ilçesi, ...
Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselde kayıtlı gayrimenkulü 05.04.2010 ve 14.02.2011 tarihlerinde kardeşi ...'ye sattığı ve amme alacağının tahsilini bilinçli olarak engellediğinin tespit edildiğini belirterek, davalının kardeşi diğer davalı ...'ye yapılan satış işleminin 6183 Sayılı Yasanın 24 ve 30.maddeleri gereğince 05.04.2010 ve 14.02.2011 tarihli satış işlemlerinin iptalini talep etmiş, 25.04.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile tasarrufun iptali talebinde bulunarak davayı ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili; davalı ...'ın borcunun bulunduğunu bildiği iddia edilse de, borcun bulunduğunu bilmediğini, diğer davalının ...'da fiili olarak oturmadığını, diğer davalı ...'ın vergi borcu olup olmadığının, var ise, kesinleşip kesinleşmediğinin, borçlunun borcuna yeter miktarda malının haczedilip haczedilmediğinin saptanması gerektiğini, sonrasında müvekkilinin sorumlu olabileceği miktarın belirlenmesi gerektiğini, hak düşürücü süre yönünden itirazlarının bulunduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalı ... borçlusu ... adına vergi borcunun tebliğine ilişkin tebligat evrakının gelini Betül Kökkeçeci adında bir kişiye 18/06/2007 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davalı ...'nin Betül Kökkeçeci adında gelininin olmadığı, böyle bir kişi olsa dahi mükellef ... ile aynı konutta ikamet edip etmediğinin tebligat evrakından anlaşılamadığı, sonuç olarak davalı mükellef ... adına vergi borcuna ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/924, K. 2018/6332, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama