KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/927 E., 2016/7249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı bulunan ve davalı şirkete zorunlu trafik ve kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan araç ile dava dışı .... adına kayıtlı bulunan aracın 03.10.2013 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, .... tarafından tespit yaptırılarak ihtarname gönderildiğini, sigorta şirketinin ödeme yapmadığını, şirket tarafından müvekkili ve sigorta şirketi aleyhine takip yapıldığını, davalı sigorta şirketinin takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin haciz tehdidi karşısında 4.750 TL ödediğini belirterek müvekkilince ödenen bedelin sigorta poliçesine istinaden 04/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta ettirenin sigortacının yazılı izni olmadıkça tazminat talebini kısmen veya tamamen ödeyemeyeceğini, müvekkilinin muavafakatı alınmadan işlem yapılmış olmasının genel şartların ihlali niteliğinde olduğunu, kazanç kaybının zorunlu trafik poliçesi kapsamında olmadığını, talep edilen zararın hakkaniyete uygun olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 4.225,34 TL nin ödeme tarihi olan 04/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, zorunlu trafik poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davalı, davacıya ait aracın zorunlu trafik sigorta şirketidir.
Davanın, davacı sigortalı tarafından zorunlu trafik sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davası olması ve 6502 sayılı Tüketici Yasasının yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden sonra 13.08.2014 tarihinde açılmış olmasına göre mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2)Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/927, K. 2016/7249, 13 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama