KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/9460 E., 2019/2002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı borçlu ...Mühendislik Elektrik Elektronik Telekom İnşaat taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında Körfez İcra Müdürlüğünün 2011/3349 sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, müvekkili şirketçe icra takibi yapılmadan çok kısa bir süre önce davalı şirketin üzerinde kayıtlı tüm mal varlığını muvazaalı olarak diğer davalı ... ve diğer kişilere devrettiğini beyanla dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, 486 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın davalılar arasında 28/07/2011 tarihinde yapılan satış işleminin cebri icra yoluyla alacağın tahsiline yetki vermek üzere iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ...; söz konusu satış işleminin tam değerinde yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Mühendislik temsilcisi ... Abi; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabülü ile Kocaeli ili, ... ilçesi, Değirmendere köyü, 486 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın davalı ...
Mühendislik Elektrik Elektronik Telekominikasyon İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından diğer davalı ...'e devrine ilişkin tasarrufun, Körfez İcra Müdürlüğünün 2011/3349 sayılı dosyasındaki takip konusu alacak ve ferilerini kapsayacak şekilde davacı tarafa haciz ve satış yetkisi tanınmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava İİK'nun 277. ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Bu davalardan amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Tasarrufun iptali davalarında diğer dava koşullarının yanında, tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması gerekir. Somut olayda davacının alacağı 30/09/2011 ve 06/10/2011 tarihli çeklere dayanmakta olup borçlu hakkındaki takip kesinleşmiştir. Tasarruf ise bundan önce 28/07/2011 tarihinde yapılmıştır. Ancak çek ticari hayatta vadeli ödeme aracı olarak kullanılmakta olup, davacı alacaklı da borcun bu tarihten önce 08/02/2011 tarihinde doğduğunu ileri sürmüştür. Ancak davacının bu iddiası adi nitelikte düzenlenmiş bir sözleşmeye dayalı olup davacı alacaklı ile davalı borçlu arasındaki bu adi sözleşme davalı 3.kişiyi bağlamadığından ispat açısından yeterli görülmemiştir.
Bu durumda; mahkemece yapılacak iş, tacir olan ve ticari defter tutmak zorunda olan davacı alacaklı şirket ile davalı borçlu şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak dava dayanağı takip dosyasındaki çek dayanağı ticari ilişki ve borcun doğumu araştırılarak, borcun daha önce doğduğu ispatlandığı takdirde işin esasına girilerek iptal nedenlerinin oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Aksi durumun tespiti halinde ise borcun doğumu tasarruf tarihinden sonra ise davanın ön koşul yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekir.
Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/9460, K. 2019/2002, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama