KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/9640 E., 2019/3693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin çalıştığı işyerine ait motorsiklet ile evine giderken davalının sevk ve idaresindeki kamyoneti ile müvekkiline çarptığını ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek 2.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın davacının hız kurallarına uymaması nedeniyle gerçekleştiğini ve müvekkilinin kusursuz olduğunu, manevi tazminatın ağır kusur ve fahiş zarar durumunda talep edilebileceğini, davacının zararının uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, gerektiğinden yapılacak keşfe göre davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 1561,11 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan Yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup davacı lehine hükmedilen 1.561,11 TL maddi tazminata dair karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının da reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/9640, K. 2019/3693, 27 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama