KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/9683 E., 2019/5566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ... hakkında iki ayrı icra takibi yürütüldüğünü, 143.019,99 TL miktarlı kesin aciz vesikası alındığını, 711.746,36 TL tutarlı aciz vesikası aldıklarını, takip borçlusu Kerim'in taşınmazı diğer davalı ...'a sattığını, onunda diğer 2 davalı olan Kerim'in çocuklarına 1/2'şer hisse olarak sattığını, Nihan'ın Kerim'in sekreteri olduğunu, dava konusu taşınmazın Kerim'den Nihal'e satışına ilişkin 31/12/2010 tarihli tasarrufun iptali ve Nihan'dan davalılar ...,... 'ya satışına ilişkin 03/06/2011 tarihli tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... ve diğer davalılar vekili, müvekkilleri hakkında İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ... Esas, ... Esas numaralı davaları derdest olduğundan usule aykırı olduğunu, icra takiplerinde istenen miktar ile iptali istenen tasarruflar arasında kıymet farklılıkları bulunmadığını, taşınmazların değerinin arttığını, tasarrufların sahih olduğunu ve takip borçlusunun mal kaçırma gayesinde olmadığını, davacının haciz koyduğu taşınmazları üzerindeki haczin kaldırıp satılması konusunda
anlaşıldığını, satılan taşınmazın 3. şahsa devri sonrasında elde edilen miktardan davacıya ödeme yapıldığını, ödemenin kifayetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların, borcun doğumundan sonra borçlu Kerim'in ortağı ve sekreteri olan Nihan'a onun da yine Kerim'in çocukları olan diğer davalılar ...,...'ya alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak satıldığı, taraflar arasındaki ortaklık, iş ve yakın akrabalık bağının, bunun açık delili olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalılar Kerim, Jan Marc ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Temyiz talebinde bulunan davalı ... vekili Av. ... tarafından temyiz dilekçesinden sonra verilen 04.2.2017 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteğinden feragat ettiklerini bildirmiş, vekaletnamelerinde de temyizden feragate yetkili oldukları da anlaşılmış olup temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
2- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar Jan Marc ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde harç ve vekalet ücreti, takip konusu alacak ile iptal edilen tasarruf konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hükmedilir. Somut olayda davacının aciz vesikasına bağlanan alacağı 854.766,35 TL olup iptaline karar verilen taşınmazın gerçek değeri 1.000,000 TL olarak belirlenmiş olduğundan, davacı tarafından tamamlama harcı ile dava değerinin 854.766,35 TL’ye yükseltildiği de dikkate alınarak davacının aciz vesikasına bağlanan 854.766,35 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dava değeri olan 255.000,00 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/9683, K. 2019/5566, 6 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama