KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2016/9775 E., 2019/3956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 16/08/2006 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacının çeşitli hastanelerde tedavi görerek bir dizi operasyondan sonra 25/08/2006 tarihinde taburcu edildiğini, taburcu olduktan sonra sürekli yatalak kaldığını, halen iyileşemediğini ve malul olduğunu beyanla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ve 120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davalı sürücünün kusursuz olduğunu ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; açılan maddi tazminat talebinin maluliyet işgöremezlik tazminatının 7.663,38 TL'sinin, tedavi giderinin 760,00 TL'sinin kabulü ile kaza tarihi olan 16/08/2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalı ... yönünden faiz başlangıcının dava tarihinden itibariyle başlatılmasına ve poliçesi ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminatın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'sinin kaza tarihi olan 16/08/2006 tarihinden itibaren
işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı şahıslar ... ve ...'den alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 818 sayılı BK'nun 47. maddesindeki (6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesi) özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı için takdir olunan manevi tazminatın fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/9775, K. 2019/3956, 2 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama