KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/1591 E., 2018/3566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin maliki bulunduğu 1997 model ... Plakalı ... marka aracın ...
Otomotiv firması ...'ya 17/10/1998 tarihli harici satış sözleşmesi ile satılarak aracın teslim edildiğini, teslim tarihinden sonra doğabilecek tüm sorumluluklardan alıcının sorumlu olduğunu, aracın satış işlemlerinden sonra ... plakalı araç ... tarafından davalı ...'na yine harici yazılı satış sözleşmesi ile satıldığını, satışa konu araç 10/04/1999 tarihinde davalılardan ... çalışanı olan ... sevk ve idaresinde iken ölümlü trafik kazasına sebebiyet verdiğini, trafik kaydında halen malik görünen müvekkili şirketin aleyhine ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1999/298 Esas sayılı dosyası ile 10.400.000.000 TL’lik tazminat davası açıldığını, aracın şirket adına olması nedeni ile müvekkili şirket aleyhine sonuçlandığını ve ...'nun tazminattan müteselsilen sorumlu tutulduğunu, davalılar ile müvekkili arasında akdedilmiş bulunan araç satış sözleşmesi ve protokol hükümlerine göre yazılı belge ile bu sözleşmenin tarafı olan davalıların müvekkilinin ödediği 66.923,00 YTL’lik tazminattan sorumlu olduklarını bu davalılarca taahhüt ve kabul edilmiş bulunduğundan tazminat tutarının sözleşmeye ve protokole uymayan bu davalılardan müştereken ve müteselsilen
tazminini, ... plakalı aracın harici satış sözleşmesi ile satın alınarak kaza tarihinde işleten sıfatında bulunan ...’ndan 66.923,00 YTL’lik zararlarının rücuen ve müteselsilen tazmin ve tahsilini, aracın müvekkili şirket trafik kaydından terkini ile davalılar adına tescilini talep etmiştir.Davalı ... ve Mükerrem vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, 66.923,00 TL’nin davalılar ... ve ...’ndan alacağın 5.023,00 TL’sinin ödeme tarihi 20/03/2006, alacağın 61.900,00 TL’sinin 17/12/2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, ... plakalı aracın şirket adına trafik kaydının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Mahkemece, 13.01.2017 tarihli ek karar ile dosya davalıları ... ve ... vekilinin peşin temyiz harcını yatırması için gönderilen muhtıranın tebliğ edilmesine rağmen kesin süre içerisinde noksan harç yatırılmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ... hakkında dava husumetten reddedilmiş, maktu temyiz harcı süresinde yatırılmış ve Dairemiz 08/12/2016 gün ve 2014/12032 E, 2016/11300 K. Sayılı ilamımızda da davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi hakkında 1086 Sayılı HUMK'nun 434. maddesi son gereğince karar verilmek üzere dosya mahalline geri çevrilmiş olmasına rağmen her iki davalı ... ve Mükerrem bakımından temyiz dilekçesi reddedilmesi hatalı olup mahkemenin davalı ...’nın temyiz dilekçesinin reddine dair 13.01.2017 tarihli ek kararın davalı ... yönünden kaldırılarak davalı ...’nın temyiz incelemesine geçilmesine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava, davalı ... yönünden husumetten reddedildiğine göre; mahkemece, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihindeki AAÜT'nin ilgili maddesi uyarınca, 1.320,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/1591, K. 2018/3566, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama