İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/1970 K.2019/10584

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya olarak incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2017/1970Karar2019/10584Tarih13 Kasım 2019Okuma4 dk · 817 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2017/1970 E., 2019/10584 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Kasım 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

817 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya olarak incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazdaki hissesini 23.10.2014 tarihinde davalı ...’a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı borçlu ..., davacının alacaklı olduğu kambiyo takibinin dayanağı olan çeklerin keşide tarihlerinin 04/11/2014, 14/11/2014 ve 21/11/2014 olduğunu, davacının iptalini talep ettiği tasarrufun tarihinin ise 23/10/2014 olduğunu, davacının takibe konu borcun doğumundan önce yapılmış olan bir tasarrufun iptalini talep ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., tapu devrinin geçerliliğinin satın aldığı taşınmazdaki kiracıları tahliye etmesine ya da kiracılarla yeni sözleşme yapmasına bağlı olmadığını, başkalarının bunlara karışma hak ve yetkisi olmadığını, davacının kendisiyle ilgili tüm iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre, iptali istenilen tasarrufun 23.10.2014 tarihinde devrinin yapıldığı, takibin ise bu tarihten 4 ay sonra başlatıldığı, davalıların davacı alacaklıyı zarara uğratma hususu ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bu davalarda amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.

Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.

Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

Somut olayda, davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemiştir.

Dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacının alacağının ... İcra Müdürlüğünün 2015/59 sayılı takip dosyasındaki 04.11.2014, 14.11.2014 ve 21.11.2014 tarihli çeklere dayandığı, borçlu hakkındaki takiplerin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu, 20.05.2015 tarihli haciz tutanağının İİK’nun 105. maddesi kapsamında aciz belgesi niteliğinde olduğu ve davanın İİK 284. maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava dayanağı olan çeklerin tarihleri 23.10.2014 tarihinde gerçekleşen tasarruf tarihinden sonra ise de, ticari hayatta çek vadeli ödeme aracı olarak kullanılmaktadır. Nitekim davacı alacaklı borcun önceden doğduğuna ilişkin olarak 31.07.2014 tarihli faturalar sunmuş, bu faturalara davalı borçlu tarafından itiraz edilmemiştir. Bu halde borcun tasarruf tarihinden önce doğduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, davacı ...’ın dava dışı borçlu ... Beton İnş.

Şti.ne vermiş olduğu akaryakıt karşılığı kestiği 31.07.2014 tarihli faturaya karşılık borçlu ... tarafından keşide edilen çekleri ciro yolu ile aldığı, çeklerin üzerindeki tarihin tasarruf tarihinden sonra olmasına karşılık aralarındaki ticari ilişkinin ispatı niteliğindeki faturanın tarihinin tasarruftan önce olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.

Ayrıca dava konusu taşınmazın tapuda 57.000,00 TL‘ye satıldığı ve üzerinde 150.000,00 TL ipotek olmasına rağmen bilirkişi taşınmazın ½ hissesinin satış tarihindeki gerçek değerini 526.374,99 TL olarak belirlemiştir. İki değer arasında önemli bir oransızlık mevcut olup, satış İİK’nun 278/3-2 maddesi gereğince iptale tabidir.

Öte yandan, davacı tanığı olarak dinlenen ...’nin borçlunun babası ile amca çocuğu olduğu, davalı ...’u ise halasının torunu olması nedeni ile tanıdığını, borçlunun evi davalı ...’a satmasına rağmen oturmaya devam ettiği, ...’un annesinin ...’in babasının halası, yani akraba olduklarını, satışın evrak üzerinde yapıldığını duyduğunu belirtmiştir. Bu durumda davalı üçüncü kişi ...’un borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu anlaşıldığından, tasarrufun İİK’nun 280/1. maddesi gereğince de iptal edilmesi gerekir.

Mahkemece tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya geri verilmesine, 13/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/1970, K. 2019/10584, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/1970
Karar No
2019/10584
Tarih
13 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/1977 K.2019/8012
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/1978 K.2019/5735
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/1979 K.2019/5548
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/1981 K.2019/13630
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/1985 K.2019/5856
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/1988 K.2019/5736

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.