KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/2078 E., 2018/986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARA R-
Davacı vekili; davacı nezdinde sigortalı ... ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kiracı olduğu taşınmazda bulunan emtiaların davalının maliki olduğu üst katta bulunan daireden su sızması sonucu hasar oluştuğunu, ilk hasarın 02/04/2012 tarihinde oluştuğunu ve sigortalıya 2.459,00 TL ödendiğini, ikinci hasarın ise 08/07/2012 tarihinde oluştuğunu ve yine sigortalıya 69.261,00 TL ödendiğini beyanla toplam 71.400,00 TL hasar bedelinin 09/10/2012 itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava; iş yeri sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar kanunu hükümlerine göre (B.K.58) Bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Diğer yandan özel hukuk sorumluluğu bakımından her zaman kusur (kast veya ihmal) unsurlarının bulunması zorunlu değildir.
Bu gibi hallerde, zararın, hukuka aykırı bir davranıştan doğması yani objektif koşulu gerçekleşmesi yeterli olup, ayrıca subjektif koşula, kusura ihtiyaç yoktur. Özellikle kusursuz sorumluluk hallerinde durum böyledir. Zarar, ihmalden de kaynaklanabilir ve ihmali bulunanlar da zarardan sorumlu olur. Yapı maliki kusursuz sorumlu olarak üçüncü kişilerin uğradığı zararları karşılamakla yükümlüdür.
Ancak zarara sebebiyet veren haksız fiil sorumlularına rücu hakkı her zaman saklıdır.
Bir başka haksız fiil sorumlusunun olması illiyet bağını kesmez ve zarar görenin ağır kusuru iddia ve ispat edilmediğine göre, kusursuz sorumluluğu ortadan kaldırmaz.Somut olayda; mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre; bina içi imalatın dava dışı şirket tarafından yapıldığı gözetildiğinde asıl sorumlunun iç tesisat onarımını yapan şirket ve tesisatın bakım ve muhafazasından sorumlu olanlara ait olabileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/2078, K. 2018/986, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama