KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/2866 E., 2018/6374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,09/09/2005 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı yolcu minibüsü ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, %60 oranında maluliyete uğradığını, ... plakalı araç sürücüsünün kazada asli kusuru bulunduğunu, aracın ... sigortacısı olan davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucu müvekkiline daimi sakatlık nedeni ile 13.745,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, ödemenin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını ve yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin uğradığı sürekli iş görmezlik nedeni ile 36.255,00 TL, bakıcı ve tedavi giderlerinden ötürü 50.000,00 TL tazminatın 08/12/2006 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep emiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini, ... 111. maddesi uyarınca davanın 2 yıllık süreden sonra açıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın hak düşürücü süreden reddi kararı doğru olmakla birlikte, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesi dikkate alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/2866, K. 2018/6374, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama