KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/3390 E., 2019/11637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin 07.04.2015 gün ve 2013/15090 E- 2015/5512 K sayılı ilamında; “...davalılar ... ile ... arasındaki 16.05.2007 tarihli tasarrufun takip konusu borçtan önce yapıldığı gerekçesiyle anılan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de takip konusu borç 20.11.2006 tarihli kredi sözleşmesi ile doğduğundan mahkemenin ret gerekçesinin yerinde görülmediği,
mahkemece adı geçen davalılar arasındaki 16.05.2007 tarihli tasarrufun 21.11.2006 tarihli borçtan sonra yapılmış olması nedeniyle davanın esasına girilerek anılan tasarrufun İİK 278, 279, 280 maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi,
davalılar ..., ... ile ..., ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından (İİK 282 madde kapsamında borçlu ile lehine tasarrufta bulunan davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır) yargılama giderleri ile davacı lehine hesaplanan vekalet ücretinin daha düşük olan tasarruf değeri üzerinden oranlama yapılarak hesaplanması gereklerine...” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle, davanın kısman kabulü ile davacının Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2009/567 sayılı dosyası ile yaptığı takip sebebi ile; ... ilçesi ... Mahallesi 266 ada 47 parselde davalı ... adına kayıtlı taşınmaz ve ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevki 554 ada 8 parsel ( Eski parsel no: 2432 ) B Blok zemin kat, bağımsız bölüm 2 de davalı ... adına kayıtlı taşınmazlarla ilgili olarak tasarrufların iptaline, davacıya borç ve ferilerine yetecek kadarı açısından haciz ve satış yetkisi verilmesine, 180.000,00 TL nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı ... Dolapçı vekili ile davalı ... ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin tüm ile davalı ... vekili ve davalı ... ile ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK 282 madde kapsamında borçlu ile lehine tasarrufta bulunan davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Eldeki somut olayda, haklarındaki dava kabul edilen davalı borçlu ... ile 3. kişi ... arasında ve davalı borçlu ... ile 3. kişi ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu halde davalılar ... ve ... yönünden daha düşük olan tasarruf değeri 74.228,00 TL. üzerinden tek vekalet ücretine, yine davalılar ... ve ... yönünden daha düşük olan tasarruf değeri olan 180.000,00 TL üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, zorunlu dava arkadaşı olan ... ve ... aleyhine ayrı ayrı, ... ve ... aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
Ne varki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/3390, K. 2019/11637, 9 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama