KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/3978 E., 2019/11409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde asıl-birleşen dava davacısı vekili ve asıl-birleşen dava davalısı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, asıl davada; davalıların maliki ve kiracısı olduğu evde meydana gelen tüp patlaması nedeniyle müvekkiline sigortalı taşınmaz için ödediği 7.131,61 TL hasar bedelinin 12.3.2014 ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan rücuen müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, birleşen davada; davalıların maliki ve kiracısı olduğu evde meydana gelen tüp patlaması nedeniyle müvekkiline sigortalı yolda bulunan araç için ödediği 2.407,32 TL hasar bedelinin 5.9.2014 ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan rücuen müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; mahkememizin 2014/209 E. sayılı dava dosyası bakımından; davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile 2.139,48.-TL tazminatın ödeme tarihi olan 12/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalı ... hakkında açılan davanın işlemsiz bırakılması nedeni ile açılmamış sayılmasına, mahkememizin birleşen 2014/303 E. sayılı dava dosyası bakımından;
davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile 722,19.-TL tazminatın ödeme tarihi olan 05/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalı ... hakkında açılan davanın işlemsiz bırakılması nedeni ile açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, asıl-birleşen dava davacısı vekili ve asıl-birleşen dava davalısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190 TL'ye çıkarılmıştır.
Davacı tarafça birleşen davada sigortalısına ödenen 2.407,32 TL'nin rücuen tahsili talep edilmiş, mahkemece asıl davada 2.139,48.-TL, birleşen davada 722,19.-TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden birleşen davada davacı, asıl-birleşen davada temyiz eden davalı bakımından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan asıl davadaki hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/3978, K. 2019/11409, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama