KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/5158 E., 2019/11657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar ..., ... ve ... ile davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ... arasındaki trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin davadan dolayı, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.11.2016 gün ve 2014/927- 2016/1139 sayılı karara karşı, davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi'ne yapılan istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.06.2017 gün ve 2017/370- 2017/409 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekili tarafından istenilmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklete çarpmasıyla oluşan kazada ağır biçimde yaralanan davacının işgöremez hale geldiğini, oluşan cismani zarar nedeniyle tüm davacıların manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla 100,00 TL. maddi ve 300.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 03.10.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 156.009,90 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 156.009,90 TL. maddi tazminatın, davalı ... şirketi yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline; davacı ... için 20.000,00 TL. ve diğer davacılar için 4.000,00'er TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen hükme karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından; davaya konu kazadaki kusur oranı ve davacının maluliyet derecesi ile yaralanmasının boyutuna göre takdir edilen manevi tazminatların düşük olduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkemenin manevi tazminata ilişkin hükmünün kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle; davacı ... için 156.009,90 TL. maddi tazminatın, davalı ... şirketi yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline;
davacı ... için 40.000,00 TL. ve diğer davacılar için 7.500,00'er TL. olmak üzere toplam 55.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar vekilinin, davacılar ... ve ... yönünden reddedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde; 6763 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Ek Madde 1 uyarınca, HMK'nun 362/1-a maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 2017 yılı için 41.530,00 TL'ye yükseltilmiştir.
Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup, davacılar ... ve ... yönünden reddolunan manevi tazminat miktarının 17.500,00'er TL. olduğu; reddolunan manevi tazminat miktarları, yukarıda anılan sınırın altında kaldığı ve temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı YİBK uyarınca Yargıtay'ca da karar verilebileceğinden; davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin, davacı ... yönünden reddedilen manevi tazminata ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde ise; ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine, HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre; usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/5158, K. 2019/11657, 9 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama