KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/5264 E., 2019/11413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiş, davalı ... vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.11.2019 Salı günü davacı vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu şirket hakkında işçilik alacağı nedeni ile takip yaptığını, semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazını mal kaçırma amacı ile diğer davalı ...'e devrettiğini belirterek bu tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalı borçlu şirket vekili, müvekkili şirket adına kayıtlı iki adet aracın olduğunu ve üzerlerinde haciz olmadığını, davacının alacağını tahsil imkanı olduğundan davanın reddini gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili, taşınmazın pazarlıkla alındığını, müvekkilinin mal kaçırma amacının olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, davalı takip borçlusu şirketin tasfiye halinde iken davalı taşınmazı sattığı, İKK 280/3 fıkrası gereğince ticari işletmenin veya iş yerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber iş yerini sonradan işgal eden şahsın borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği,
borçlunun alacaklılarını bildiği ve borçlununuda bu halde ızrar kastını bilerek hareket ettiği bilinir, bu karine ancak iptal davası açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az 3 ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildiriliğini veya ticari işletmenin bulunudğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber ticaret sicil gazetesi ile bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklarını ıttılanı temin edebilecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütebileceği, somut olayda davalı takip borçlusu şirket tasfiye halinde olduğundan taşınmazı alan davalı ...'in bunu bilerek aldığı,
İKK 280/3 maddede ki karinenin aksi davalılar tarafından yasada belirtildiği şekilde çürütülemediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf istemini red edilmesi üzerine, yine davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalılar vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen red kararının, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına, göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/5264, K. 2019/11413, 3 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama