KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2017/568 E., 2018/1692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken davalı ... Bakliyat Eğitim Gıda Ambalaj Sanayi Ltd.
Şti. isimli şirkete ait, davalı ... tarafından sigortalı bulunan, davalı ... sevk ve idaresindeki araç ile trafik kazasına karıştığını, kazada davalının kusurlu olduğunu, bu kaza sonrasında davacının maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi 8.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, 08.12.2015 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 3.302,00 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ... vekili; kaza esnasında aracı kendisinin kullanmadığını bu hususun ceza mahkemesi kararı ile de ispat edildiğini söyleyerek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili;
davalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını bu sebeple davalı ... şirketinin sorumlu tutulamayacağını, davacının gelir kaybını SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği adı altında talep etmesi gerektiğini maddi manevi tazminat şartlarının oluşmadığını söyleyerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın, davalılar ... Bakliyat Özel Eğitim Gıda Ambalaj Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile ...Sigorta A.Ş. yönünden kabulüne, 3.302,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 15/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ...Bakliyat Özel Eğitim Gıda Ambalaj Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile ...
Sigorta A.Ş.'den (Sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 8.000,00 manevi tazminatın, kaza tarihi olan 15/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... Bakliyat Özel Eğitim Gıda Ambalaj Sanayi ve Tic. Ltd.
Şti.'nden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davalılardan ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13.maddesinde; "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2)Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. düzenlemesine yer verilmiştir. Yine tarifenin 10. Maddesinde "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(4)Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.Somut olayda; davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup anılan tarife hükümleri gereği maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/568, K. 2018/1692, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama