KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/1003 E., 2020/1555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.02.2020 Salı günü davacı vekili Av. ...ve davalı ... vekili Av. ... geldiler. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesini 11.11.2010 tarihinde teyzesinin oğlunun eşi davalı ...’ya, 1/2 hissesini de 14.12.2010 tarihinde teyzesinin torunu davalı ...’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu ..., davacıdan borç aldığını, ödeyemediğini dava konusu taşınmazı bedelsiz olarak iade şartı ile davalılara devrettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti istenmediği takdirde davacı ile anlaşmaya hazır olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili, aciz belgesi sunulmadığını, takip konusu alacağın muvazaalı olduğunu, açtığı şuf’a davasını sonuçsuz bırakmak amacıyla muvazaalı senet tanzim edildiğini, taşınmazı bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın 2008 yılında müvekkilinin babası tarafından davalı ...’a satıldığını, ...’un anılan taşınmazı almak için davacıdan borç aldığını duyduklarını daha sonra taşınmazın müvekkil ile davalı ...’e devredildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti istenmediği takdirde davayı kabule hazır olduklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, Daire’mizin 22/12/2016 tarih ve 2014/18137-2016/10756 sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ... ve ...'ın belediyede çalışan vasat gelire sahip kişiler oldukları, davacı ...'ın düşük miktardaki borçlarını dahi ödemeyerek hakkında üç icra takibinin başlatılmasına neden olması karşısında ...'a 600.000,00 TL'yi elden borç vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, banka kayıtlarının bulunmadığı, senedin bono vasıflarını dahi taşımadığı, çelişkili beyanlarda bulundukları anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının gerçek bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiğine göre ve red sebebi aynı olan davada davalılar yararına tek maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, nisbi ve ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/1003, K. 2020/1555, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama