İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/1259 K.2020/2204

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2018/1259Karar2020/2204Tarih26 Şubat 2020Okuma4 dk · 769 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2018/1259 E., 2020/2204 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

769 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, bankanın dava dışı ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti lehine davalı borçlu ...'nun müşterek borçlu müteselsil kefaleti ile açılan kredilerin kat edildiğini, ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alındığını, ... 13 İcra Müdürlüğünün 2012/854 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak alacağın tahsiline yetecek miktarda hacze kabil malvarlığı bulunamadığını, borçlunun adına kayıtlı...

İlçesi, 15 Parseldeki A1 blok 4. Normal kat 10 nolu bağımsız bölümü, 20.000,00 TL bedelle 10/08/2010 tarihinde diğer davalı ...'a devrettiğini, söz konusu tasarrufun İİK 278. maddesine göre bağışlama niteliğin de olduğunu, söz konusu tasarrufun alacaklıları ızrar kastı ile yapmış olduğundan İİK 280. maddi gereğince iptale tabi olduğunu, borcun doğum tarihinin tasarruftan önce olduğunu belirterek 15 parsel üzerindeki A1 blok 4. Normal kattaki 10 nolu bağımsız bölüm üzerinde ...

13. İcra Müdürlüğünün 2012/854 sayılı dosyasından alacağı karşılayacak miktarda haciz ve satışına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili ile diğer davalı arasındaki tasarruf işleminin bağışlama olmadığını, tam iki taraflı bir satım sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin davalı ...'ye toplam 160.000,00 TL ödediğini, müvekkili ile diğer davalı arasında bağışlama iradesinin ortaya çıkmasına neden olabilecek hiçbir fiili yada hukuki münasebetin söz konusu olmadığını, taşınmaz üzerindeki 250.000,00 TL'lik ipoteğin taşınmazı devir aldıkları gün terkin edildiğini, bunun da satış bedeli ile ipoteğin terkin edildiğini gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, borç doğmadan önce satışın yapıldığını, alıcının iyi niyetli olduğunu, satışın değerinde yapıldığını belirterek görev ve yetki itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bedeller arasında aşırı fark bulunsa da bu fark başlı başına yapılan işlemin muvazaalı olduğu ve alacakların ızrar kastıyla yapıldığını göstermeye yeterli olamayacağını, tanık anlatımlarından davalıların birbirlerini tanımadıklarını ve satış bedelinin 160.000,00 TL olduğunun anlaşıldığını, davalı ...'in davalı ...'nin mali durumunu bilmediği ve bilebilecek durumda olmadığını, aralarında akrabalık ilişkisi ve ticari ilişki bulunmadığı, davalıların kötü niyetle hareket ettikleri de ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması ve davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması gerekir.

Bu önkoşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.

Keza İİK 280/1'e göre “Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.

Somut olayda, yargılama sırasında mahkemece yapılan araştırmada dava konusu taşınmazla ilgili... Şubesi’nden gelen 04/02/2014 tarihli cevabi yazıda; dava dışı borçlu şirket çalışanı ...’ e 05/08/2010 tarihinde (taşınmazın devir tarihinden 5 gün önce) taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğe ilişkin fek yazısının teslim edildiği, davalı ... tarafından ipotek bedeli için yapılmış bir ödemenin bulunmadığı bu hususun ispat edilmediği anlaşılmaktadır.

Böylelikle dava konusu taşınmazların tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri arasında (20.000,00-152.677,00 TL) misli fark bulunduğu açıktır. İİK.nun 278/3-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı fark bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu öngörülmüştür. 3.kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişice belirlenen gerçek değerinin ödendiği ise yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamıştır.

Edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde de 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenmesine imkan yoktur. Bu halde dava konusu tasarrufların İİK.nun 278/3-2 maddesi gereğince iptale tabi olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/1259, K. 2020/2204, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1259
Karar No
2020/2204
Tarih
26 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/1260 K.2020/803
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/1261 K.2020/657
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/1262 K.2020/517
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/1266 K.2020/1645
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/1266 K.2020/459
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/1269 K.2020/365

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.