KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/1972 E., 2019/11566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Çevre Sağlığı Kimya İnş.Sos.Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, 25.06.2011 günü davalıların sürücü ve malik olduğu aracın müvekkilinin yolcu olduğu araca tam kusurla çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Çevre Sağlığı Kimya İnş.Sos.Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuş; davalı şahıs, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminat takdirine, olay tarihi olan 25/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... Çevre Sağlığı Kimya İnş.Sos.Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... Çevre Sağlığı Kimya İnş.Sos.Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacı için takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/1972, K. 2019/11566, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama