KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/2073 E., 2019/3302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalılar ... Sabun Yağ Gliserin San. ve Tic. A.Ş. ve ... vekili ile davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 19/04/2002 tarihinde iş makinası sürücüsü olarak görev yapan davalı ...'ın kusurlu hareketi neticesi kamyonet ile iş makinası arasında sıkışarak hayatını kaybeden muris...'in ölümü nedeni ile kazadan sorumlu davalılar hakkında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 60.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 19/04/2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, ...’in açmış olduğu maddi tazminat davası yönünden; davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata 19/04/2002 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ...’in açmış olduğu manevi tazminat davası yönünden; davanın kısmen kabulüne, 7.500,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata 19/04/2002 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ...’in açmış olduğu maddi tazminat davası yönünden;
davanın kısmen kabulüne, 220,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata 19/04/2002 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ...’in açmış olduğu manevi tazminat davası yönünden; davanın kısmen kabulüne, 7.500,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata 19/04/2002 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ...’in açmış olduğu manevi tazminat davası yönünden;
davanın kısmen kabulüne, 7.500,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata 19/04/2002 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,...’in açmış olduğu manevi tazminat davası yönünden; davanın kısmen kabulüne, 7.500,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata 19/04/2002 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalılar ...
Sabun Yağ Gliserin San. ve Tic. A.Ş. ve... vekili ile davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda, davacılardan ...'e desteğinin ölümünden dolayı 220,00 TL maddi tazminat yönünde hüküm tesis edilmiş olup; karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, davalılar aleyhine kabul olunan dava kısmının değeri kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminata yönelik temyiz isteminin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekili, davalılar ... Sabun Yağ Gliserin San. ve Tic. A.Ş. ve... vekili ile davalı ... Ltd. Şti vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/2073, K. 2019/3302, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama