KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/2765 E., 2020/7059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı üç şirketin kurucusu, ortağı ve Müdürü olarak ve ayrıca şahsi faaliyetleri nedeniyle vergi borcu bulunan davalı ... ’in amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı iki taşınmazda toplam yirmibir adet bağımsız bölümü 1.5.2006 tarihinde eşi davalı ...’e sattığını belirterek dava konusu tasarrufların iptaline, davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davalı borçlu ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; 10.11.2010 tarihli dilekçesi ile dava tarihi itibarıyla takip konusu borç miktarı dava dilekçesinde 2.401.790,50 TL olarak gösterilmiş ise de aslında borç 1.718.160,71 TL olduğundan dava değerini 1.718.160,71 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, Hatay Vergi Mahkemesine açılan davalar bulunduğundan sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davalı ... ’in tasarruf tarihine kadar olan şirketlerdeki durumununa göre sorumlu olduğu borç miktarının belirlenmesi gerektiğini, tasarrufların bir kısım borçlardan önce yapıldığını, şirketler yönünden takip işlemleri tamamlanmadan ortağı ve müdürü olarak davalı ... ’e başvurulamayacağını, davalı ...’nin dava konusu taşınmazları alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 07/03/2017 tarih ve 2015/1655 Esas, 2017/2456 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu borç ödendiğinden, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/2765, K. 2020/7059, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama