KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/3903 E., 2020/3867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
1.134 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, ...'ın sevk ve idaresindeki 61 AK 064 plakalı aracın 22/04/2013 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını, yolcu olan müvekkillerinin desteği ...'in yaşamını yitirdiğini, ...'in hem Türk hem de Azerbaycan vatandaşı olduğunu, sürücü ... hakkında Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/457 Esas ve 2013/604 Karar sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, ceza dosyasında yapılan yargılama neticesinde ölüme sebebiyet verme açısından sürücünün bilinçli taksir derecesinde kusurlu bulunduğunu, aracın davalı ...tarafından sigortalı olduğunu,
davalıya başvuru üzerine müvekkillerine 5.196,20 TL'lik kısmi bir ödeme yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkil ... için 2.000,00 TL, müvekkil ... için 2.000,00 TL ve müvekkil ... için 1.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 149.918,84 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin yaptığı ödeme sonucu ibra edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılmasını, davacıların murisinin emniyet kemeri takmadığından müterafik kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dairemizin 07/03/2017 tarih 2015/18011 Esas, 2017/2430 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile 36.419.76 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 43. maddesi) düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44. maddesi) düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır.
Somut olayda mahkemece bozmadan sonra hükme esas alınan 27.03.2018 tarihli ek hesap bilirkişi raporunda davalının yaptığı güncellenmiş ödeme düşülmeksizin belirlenen miktarlar üzerinden(davacılar ... için 28.781,56 TL, ... için 15.707,65 TL, Nureste için 23.677,74 TL) %20 oranında hatır taşıması indirimi ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra, davalı tarafından yapılan güncellenmiş ödemeler düşülmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, davacının uğradığı zararın hesaplanmasından sonra; hesaplanan bu bedel üzerinden, davalı borçluya ait indirim sebebi olan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerektiği açıktır. Oysa mahkeme tarafından hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin davalı ödemesinin tenzilinden sonra yapılması gerekirken önce yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemenin 10.9.2015 tarih 2014/36 E, 2015/544 karar sayılı ilamında mahkemeninde kabulünde olduğu gibi bilirkişinin bulduğu karar miktarından BK.43-44.maddeleri uyarınca müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi yoluna gidilmiş bu husus bozma nedeni yapılmamış ve bu hesap biçimi kesinleşmiştir. Usuli kazanılmış hak doğmuştur.
Bu durumda mahkemece, davacılar için hesaplanan destek tazminatı miktarından öncelikle davalı tarafından yapılan ödeme miktarlarının güncellenmiş tutarının mahsup edilmesi, daha sonra belirlenen bedeller üzerinden sırasıyla ayrı ayrı olarak %20 oranında hatır taşıması indirimi ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması suretiyle sonuç tazminatın belirlenmesi gerekirken, zarar ve tazminatın belirlenmesindeki sıraya aykırı olarak davacılar aleyhine olacak şekilde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/3903, K. 2020/3867, 23 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama