KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/4713 E., 2020/318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemli davadan dolayı, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi'ne yapılan istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracı sevk ve idare eden davacıların eşi/ babası ...'in karıştığı trafik kazası sonucu öldüğünü, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını, zarar gören 3.kişi konumunda olan davacıların tüm zararından davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL. tazminatın 02.08.2013 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 09.09.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle, toplam taleplerini 236.726,52 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davacı ... için 225.000,00 TL. ve ... için
11.726,52 TL. tazminatın 30.08.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla) davalıdan tahsiline dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından; uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde davanın açılıp ıslahın yapıldığı; davacıların talebi miras hukukundan bağımsız ve kendileri üzerinde doğan bağımsız bir hak olduğundan, davalıdan tazminat talep haklarının bulunduğu; kaza tarihinde geçerli teminat limitinin 250.000,00 TL. olduğu ve hükmedilen miktarın teminat limitini aşmadığı; SGK tarafından davacılara rücuya tabi ödeme yapılmadığından bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük bulunmadığı; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz talebi yönünden; 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44/1. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesinde yer alan 40.000,00 TL. tutarındaki temyiz sınırı, 01.01.2018 tarihinden itibaren 47.530,00 TL'ye yükseltilmiştir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacı ... lehine hüküm altına alınan maddi tazminat 11.726,52 TL. olup yukarıda anılan sınırın altında kaldığı ve temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı YİBK uyarınca Yargıtay'ca da karar verilebileceğinden; davalı vekilinin temyiz isteminin, istinaf mahkemesi hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine, HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre; usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/4713, K. 2020/318, 3 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama