KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/5190 E., 2020/3133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkiline kasko sigortalı çekicinin, hemzemin geçitten geçmek üzere iken hemzemin geçidinin ve bağlantı yolunun hatalı yapılmasından dolayı askıda kalarak lokomotifin çarpması sonucu maddi hasara uğradığını, sigortalı araç için sigortalısına 509.750,00 TL'lik hasar tazminatının ödendiğini, kazanın oluşumundan davalıların kusurlu olduklarını belirterek, şimdilik 245.500,00 TL'nin davalılardan kusurları oranında alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamına göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Belediye aleyhine açılan davanın reddine, TCDD aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 101.950,00 TL'nin ödeme tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı TCDD'den alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili, davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi, davalı ... yönünden dava esastan reddolduğu halde lehine nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı tarafça yapılmış gibi gösterilip davanın kabul oranına göre davacı tarafa verilmesi yerine hazineye irat kaydına hükmedilmesi doğru olmayıp bozma nedeni ise de, bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/5190, K. 2020/3133, 3 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama