KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/540 E., 2019/11752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili. 04/10/2010 tarihinde, müvekkilinin içerisinde bulunduğu ve ...'ın sevk ve idaresindeki aracın şarampole yuvarlanması neticesinde kaza yapması sonucunda müvekkili ...'in ağır bir şekilde yaralandığını, kazaya karışan aracın ...'e ait olduğunu, kaza tarihi itibariyle ...
Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin yaralanarak kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini, trafik sigorta poliçesinin sakatlanma teminatı klozundan müvekkilinin geçici iş göremezlik süresinde uğradığı kazanç kaybı için 40,00 TL, çalışma gücünün azalmasından doğan zarar ve sürekli iş göremezlik için 40,00 TL ve tedavi giderleri için 20,00 TL olmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu araç davalı şirket nezdinde sigortalı olmadığından davanın pasif dava ehliyeti yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrasında; "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." denilmektedir.
Eldeki dosyada dava; pasif dava ehliyeti dava şartı sebebiyle; dolayısıyla ön şart yokluğu nedeniyle dinlenemeyeceğinden reddedilmiştir. Buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün dördüncü bendinin "Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine Göre takdir edilen 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,"şeklinde, 6100 sayılı HMK.nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK.nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/540, K. 2019/11752, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama