KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2018/6339 E., 2020/8420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak amacıyla dava konusu 9 nolu bağımsız bölümü diğer davalı amcasının oğlu İsmet'e devrettiğini, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair ilk kararı Dairemizin 25.02.2014 tarih 2013/1183 Esas 2014/2508 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmış, davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine yine Dairemizin 23.03.2015 tarihli kararı ile talep kabul edilmiş ve ilk düzeltilerek onama kararı kaldırılarak, borcun doğumundan önce 10.12.2007 tarihinde noterde imzalanmış bulunan borçlu ile dava dışı ... Proje Ltd.
Şti. arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi içeriğinden, dava konusu 9 nolu bağımsız bölümün müteahhide isabet ettiği, sözleşmenin 3. maddesine göre de inşaat süresince tüm tapuların arsa sahibinde bulunacağı ve inşaatın bitimi halinde müteahhide düşen daire tapularının müteahhide veya onun göstereceği şahsa devredileceğinin belirtildiği, dava konusu 9 nolu bağımsız bölümün sözleşme gereği müteahhide ait olduğu, tapunun ise yine sözleşme gereğince borçlu arsa sahibi tarafından devredildiği, dolayısı ile bu bağımsız bölümün
gerçekte hiç arsa sahibine ait olmadığının anlaşıldığı, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali davalarında ancak borçlunun üzerinde tasarruf edebileceği haklara ilişkin olarak dava açılabileceği, somut olayda dava konusu 9 nolu bağımsız bölümün borçlunun üzerinde tasarruf edebileceği bir daire olmayıp sadece müteahhide vekaleten yapılmış bir devir niteliğinde olduğundan, davacı alacaklının davasının reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/6339, K. 2020/8420, 15 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama