KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/1153 E., 2019/9396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ve davalı Müflis ... Dış Tic.Ltd.Şti. İflas İdaresi vekili tarafından telep edilmiş, davacı vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15.10.2019 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalılar ... ve ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... geldi. Davalı Müflis Şirket İflas İdaresi tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun eşi ... hesabına 23.08.2011 tarihinde 90.000 Euro, 02.09.2011 tarihinde 110.000 Euro yatırıldığı, daha sonra aynı hesaptan bu kez 17.08.2012 tarihinde 204.281 Euronun kızları Aslı hesabına aktarıldığını, bu paranın borçluya ait olduğunu ve eşinin şirketin kasası gibi hareket ettiğini belirterek, nam-ı müstear niteliğindeki bu muvazaalı işlemin iptalini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, müvekkili ...'in özel bir şirkette üst düzey yönetici iken emekli olduğunu, yurt dışında birikim yaptığıni daha sonra bu birikimi Türkiye'ye getirdiğini, dava konusu paranın borçlular ile bir ilgisi olmadığını, daha sonra da kızlarının hesabına geçirdiğini belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin ilk kararı istinaf mahkemesinin 20.05.2017 tarih 2017/200 Esas 2017/205 Karar sayılı ilamı ile davalı ... ve ... hesabına borçlulardan bir para aktarımı olduğunun yeterince araştırılması gerektiğinden bahisle gönderilmiş, mahkemece yeniden yapılan inceleme sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalıların istinaf istemi üzerine bu kez bölge adliye mahkemesi, davalı ...'in uzun süre bir şirkette üst düzey yöneticilik yaptığı, 2007 yılında emekli olurken yüksek miktarda hizmet ödülü aldığı ve bankadan gelen cevap yazısı ile anlaşıldığı üzere 2007 yılı içinde Devlet tahvili satın alarak ...
Europe Bankasında değerlendirdiği, 2011 yılında tahvillerin satışını yaparak döviz cinsine çevirdiği parayı, Türkiye'ye transfer ettiği ve davacı bankanın ... Şubesindeki hesabına aktardığı, daha sonra diğer davalı kızı ...'in hesabına transfer ettiği, söz konusu mevduatların bu kişinin kişisel birikimi sonucu elde edildiği, eşi ... ve ...
Dış Tic.Ltd.Şti. ile ilgisinin bulunmadığı anlaşıldığı, bu durumun aksinin davacı tarafından da kanıtlanamadığından bahisle istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353 1/b-2. maddesi uyarınca kararın kaldırılarak esastan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... Dış Ticaret Ltd.Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili ve davalı ... Dış Ticaret Ltd.Şti vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, dosya kapsamına, saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/1153, K. 2019/9396, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama